KÖYÜN SOSYAL DURUMU
1. Köyde Dernek : Yazılı Köyü İlköğretim Okulu Spor Kulübü Derneği 2. Eğlence yerleri : 1 (iki) tane kahvehanesi bulunmaktadır. 3. Kooperatif : Gerek bu köy ve gerekse komşu köyler için çok gerekli olmasına rağmen yoktur. 4. Spor Kulüpleri :Merkez Yazılı Köyü İlköğretim Okulu Spor Kulübü. Önceki yıllarda da iki tane Futbol kulübü faaliyet göstermiş ancak ilgisizlik ve ekonomik nedenlerden dolayı şu an her ikisi de feshedilmiş durumdadır.
|
|
|
1. Köyün Nüfusu : 1999 Genel Nüfus sayımına göre Köyün nüfusu 870 civarındadır.Erkek nüfus ,kadın nüfusa göre daha fazladır.Köyde nüfus artışı yok denecek kadar azdır.Bu durum Köyümüzün geleceği açısınadn büyük olumsuzluklara neden olabilecektir.
2. Köye hane sayısı : Köyde yaklaşık 150 hane vardır.
3. Doğum-Ölüm oranı : Doğum oranı ölüm oranından daha fazladır.
4. Nüfusu artıran ve azaltan sebepler : Nüfusun artışı fazla derecede olmamakta,Aile Planlamasına büyük ölçüde uyulmaktadır.Bunun yanı sıra göç olayının son zamanlarda artması nüfus artışını olumsuz yönde etkilemektedir.Göç sebebi; Ekonomik nedenler,eğitim,sağlık,iş imkanları ve daha iyi hayat standardına kavuşma v.s dir.
|
|
KÖYÜN EKONOMİK DURUMU
1. KÖYÜN BELLİ BAŞLI ZİRAAT ÇEŞİTLERİ : Tahıl,şeker pancarı,patates ve az miktarda da sebzecilik yapılmaktadır. 2. KÖY PAZAR İLİŞKİLERİ : İl merkezine süt,yoğurt,yağ,peynir gibi hayvansal ürünler satımında köyün gözle görülür bir etkisi söz konusudur.Et entegre tesislerine besi hayvanları satılmaktadır. 3. KÖYÜN GELİR DURUMU : Köylünün büyük bir çoğunluğunun İl merkezinde memur ve işçi olarak görev yapması,diğer kısmının da tarım ve hayvancılıkla uğraşması nedeniyle gelir-gider arasında dengesizlik görülmektedir.Fakat köyde özellikle Lise mezunu gençlerin sayısının fazla olması ve bunlara iş istihdamının sağlanamaması ileriye yönelik gelir-gider durumunda önemli olumsuzluklar oluşturabilir.Bu konu ile ilgili herhangi bir istatistik yapılmamıştır. 4. KÖYDEKİ TAŞITLAR : Köyde 6 tane özel minibüs olup,bunun yanında 2 tane ticari otomobil On tane özel otomobil ve 19 tane traktör bulunmaktadır.Bu sayılar değişebilmektedir.Köyde hiçbir ulaşım sorunu bulunmamaktadır. 5. KÖYDE HAYVANCILIK : Köyde 1000(bin) civarinda büyükbaş hayvan,1000 (bin) civarında ise küçükbaş hayvan bulunmaktadır.Bunun yanında az sayıda kümes hayvancılığı da yapılmaktadır. |
|
Köyde kökü eski Türklere dayanan birçok gelenek ve görenekler vardır.Gelenek ve göreneklerin yaşatılmasına özen gösterilmektedir.Kültürün geliştirilmesi ve yaşatılmasına olan bağlılık önemli derecede sürdürülmektedir.Düğün ve cenazelerde bunu görmek çok daha mümkündür.Birlik ve beraberliğin en güzel örneği buralarda sergilenmektedir.Misafirperverliği ve yardımseverlikleri ile çevrede büyük bir taktir toplamışlardır.
KÖYDE DÜĞÜN
1. Kız isteme
Erkeğin isteği üzerine,kız istemeye önce oğlan tarafından kadınlar gider.Kız istemeğe geleceklerini söylerler.Kız tarafı olumlu cevap verirse,erkekler gider, usulen tekrar istenir ve olumlu yanıt alındıktan sonra ağız tadı olarak tatlılar yenir.Söz kesilir,kız, gelenlerin elini öperek saygı gösterisinde bulunur.Gelenlerde kıza para ve takı takarlar böyleceYüzük takma olarak tabir edilen söz kesilmiş olur.Sonra nişan tarihi belirlenir.
2- Nişan : Şehre gidilerek,gelin adayına nişan günü giyeceği elbiseler ve yüzük küpe gibi. takılar alınır.Nişan töreni hem kadınlar hem de erkekler için iki ayrı yerde yapılır.Damat bu törene gelmez kız yeni alınan kıyafetlerini giyinerek yaşlı davetlilerin elini öper.Davetliler ise çeşitli takı vs. hediyeleriyle gelirler.Gelen davetlilere yemek verilir.Daha sonra düğün tarihi belirlenir.Şayet alınacaksa,başlık parasının miktarı belirlenerek nişan törenine son verilir,.
3- Düğün : Gelin ve damadın kendi arzularına göre kendileri de giderek şehirden kıyafetler alınır.Bu kıyafetleri hem kız hem de erkek tarafı alır.Başlık parası kız babasına teslim edilir.Oğlan tarafı kız tarafına düğünde yapılacak yemeklerin malzemesini alır,aşçısını tutar, kendi hazırlıklarını tamamlar. Düğün iki gün sürer. Birinci gün davulcu gelir.Oğlan evinden kızın kıyafetleriyle birlikte kına gider.Elbiselerin yanında çerez ve meyvelerle doldurulan sinilerle(tepsilerle) köyün içinde dolaştırılarak,kız evine düğün alayıyla beraber gidilir.Düğün yemeği için sığır kesilir. O gün ve akşamı bütün köyün ve dışarıdan gelen davetlilerin katılımıyla düğün yapılır.Akşam gelin adayına kına yakılır.
Kızın sağdıç denen arkadaşları O gece tüm genç kızlarında katılımıyla çeşitli oyun ve eğlenceler düzenlerler.İkinci gün oğlan günüdür.Kız evinden damat adayının elbiseleri gelir,sağdıçlar tarafından giydirilir.Hamama götürülür,davetliler düğün evinde toplanmaya başlarlar.Öğlen namazından sonra gelini almaya giderler.Gelin alınarak,bayraklarla süslenmiş arabalarla köyün içinde ve çevresinde gezdirilerek erkek evine getirilir.Gelini,büyük bir coşku ve sevinç gösterileriyle karşılarlar.Gelinin eve girişinde damat ve sağdıçlar tarafından para ve meyveler dağıtılır.Şah ağac;diye tabir edilen sembolik bir ağaç meyve ve çeşitli hediyelerle süslenerek gelin ve damada takdim edilir.
Akşam namazından sonra imam nikahı kıyılır.Böylelikle ikinci günün akşamında tebrikler yapılarak düğün sona erer.
|
|
|
HENGEL :En önemli Karapapak/Terekeme yemeğidir. Değerli bir misafir geldiğinde ikram için yapılır. Hengeli sevmeyen karapapak/terekeme yoktur. Kars-Ağrı yöresinde çok yaygındır. Sivas’ta da terekeme köylerinde Hıngel adı ile yapılır. Birkaç farklı şekili vardır. En yaygın olanı boş hamur yaprakları ile yapılanıdır. Hamuru mayasızdır. Hamurun açılmamış her bir topağına pazı adı verilir , bir pazı bir kişiyi doyurur ve büyüklüğü yaklaşık iki avuç içini dolduracak kadardır. Hamurun en büyük özelliği sert açılmasıdır. Hamur hazırlanırken her pazı için birer adet yumurta kırılır ve bir miktar tuzlu su ile sert bir kıvamda yoğrulur. Hazırlanan hamur bir süre dinlendirilir , yufka şeklinde ince olarak açılır ve kareler şeklinde kesilir. Kaynar suda haşlandıktan sonra süzülür ve bir siniye çekilir. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve içinde küçük soğan parçacıkları kavrulmuş tereyağı dökülerek servis yapılır. Bekletilmeden ve soğutulmadan yenmesi gerekir. Hangel sosu ile ilgili yöremize has kurut isimli bir malzeme vardır. Kurut yaklaşık bir avuç içi büyüklüğünde , kurtulmuş süzme yoğurt topağıdır. Hangel içine atılacak yoğurt yerine kurut eritilerek yoğurt sosu hazırlanır. Kurut hangele farklı ve kendine has bir lezzet verir.Sos için bir önemli bir nokta da kullanılan tereyağının saf tereyağı olması ve içinde kavrulan soğan parçacıklarının ne yanık tadı ne de çiğ soğan tadı vermeyecek şekilde kavrulmuş olmasıdır. Hangel üzerine dökülen bu zengin sos o kadar lezzetlidir ki sini üzerinde bir arada yenildikten sonra kalan sos karışım genelde gençler ve çocuklar tarafından ekmek ile sıyrılır.
Ayrıca aynı şekilde hazırlanan hamur kurutularak daha sonra haşlanmak üzere de saklanır ve genelde kışa hazırlık yiyeceklerine dahil edilir.
Hangelin bir diğer hazırlanışı ise kemikli et ile yapılanıdır. Yukarıdaki gibi hazırlanan hamur haşlanmış kemikli et suyu içerisine kaynatılır. Üzerine aynı soslar konulur. Yapılan bu yemeğe Etli Hangel denir. Aslında Hangel yemeğinin orijinal hali budur. Bunlarla beraber , terekemeler Kayseri’de yapılan mantıya benzer, fakat daha büyük olan , açılan yufkanın içine daha önceden hazırlanan et karışımının konulduğu , mantı yemeğini de yine aynı soslarla Hangel adı altında yaparlar.
KUYMAK: Önce bir tavaya kaymak konulur ve işitilir. Daha sonra alabildiği kadar Mısır unu (Cadı unu) veya buğday unu konularak sürekli bir biçimde karıştırılır. Biraz su dökülerek karıştırılamaya devam edilir. Ta ki kaymağın yağı çıkıncaya kadar, yağ çıktığı zaman yenmeye hazırdır. Afiyet Olsun...
HASUDA : Hasuda tatlı bir yiyecektir. Önce şerbet hazırlanır. Şerbetin içine çok az un atılır ve çırpılır. Daha sonra tavada yağ işitilir ve içine hazırladığımız şerbetle un dökülerek karıştırılır. 5-10 dakika böylece ateşte pişirildikten sonra hazır olan hasuda yenmeye hazırdır. Afiyet olsun...
PİŞİ: İsteğe göre, süt veya su ile mayalanarak yoğrulan hamur, biraz bekletildikten sonra, elle hafif ekmek boyutuna getirilinceye keder çevrilir, yuvarlak hamur kızgın yağa atılarak kızarıncaya kadar pişirilir.
MAFİŞ: Mafişin hamuru da pişi gibi hazırlanır, yalnız mafiş baklava dilimi olarak kesilir ve ayni şekilde kızgın yağa atılarak pisirilir.
LOKMA: Lokma hamuru da süt veya su ile yoğrulur, fakat lokmanın hamuru pisi ve mafişten farklı olarak daha akışkandır. Yemek kası ile bir miktar alınıp kızgın yağa atılarak pişirilir. Peynir veya bal, reçel gibi tatlılarla da yenebilir.
PİTİ : Nohut yemeğidir.
KESME ÇORBASI : Açılan yufka üçe veya dörde bölünür. Bu parçalar üst üstü konarak tel kesilir. Makarna seklinde kesilen parçacıklar kaynamış suya atılarak pişirilir. Bu arada ince ve uzun olarak yuvarlatılmış hamurdan küçük parçalar kesilerek kızgın yağda kavrulur. Pişen kesme çorbasına bu parçacıklar atılarak servis yapılan çorba, yoğurtla oldukça leziz bir tat verir.
|
|
|
FETİR: Mayalanmış hamurun, yufka seklinde açılarak doğrudan sacın üzerinde pişirilmesidir. Yağlanarak veya kuru olarak yenir. Yufkadan kalın lavaştan ince olduğu için yöremize özeldir. Genelde et yemeklerinin yanında tüketilir.
FESELİ : Önemli bir terekeme hamur işidir.Una su, maya, tuz konur, katı hamur yapılır. Hamur kabarsın diye 1-1,5 saat bekletilir. Sonra hamurdan yuvarlak parçalar yapılır ve 0,5 mm kalınlığında açılır. Hamurun üzerine yağ sürüp 5-6 kat birbirinin üzerine konur. Üçgenler kesilir sigara şeklinde sarılır. Sonra bunlar halka şekline getirilir. Böylece çapı 10-12 cm, kalınlığı 1.5-2 cm olacak şekilde feseli şekline getirilir. Daha sonra feselinin her iki tarafı yağda kızartılır. Feseli sofraya verildiğinde yanında bal da konur yada üzerine pudra şekeri serpilir. Feseli hem sıcak hem de soğuk olarak servise sunulabilir.
VELBAK: Mayalanmış hamur gözleme şeklinde açılarak içerisine daha önceden haşlanmış ve ezilmiş koyu kıvamlı patetes püresi konularak sac üzerinde direkt ateşte pişirilir.
BOZBAŞ: Bozbaş genelde et için koyun kuzu kesildiğinde yapılan bir et yemeğidir.Önce normal bir tencereye soğanları küçük küçük kıyıp konulur. Et normal büyüklükte doğranır, yağla birlikte hafif kızartılır. Sonra domates doğranıp, salçayı da hafif sulandırıp tencereye dökülür. Tencerenin yarısına gelecek şekilde su konur. Kaynadıktan sonra nohut konur. Patatesleri dörde bölünüp tuzu da ekleyerek tencerenin kapağı kapatılır. Altını da hafif kısarak yarım saat kadar pişmesini beklenir. Fetirle birlikte veya tandır ekmeğiyle yenir.
|
|
KAYGANAK: Bilinen yağda yumurtadır. Tek özelliği seçilen yağın saf , ateşte köpüren yağ olmasıdır. Dışarıdan ithal edilen omlet , bizde kayganak adı ile Karadenizde ve Kuzey İç Anadolu’da Kaygana adı ile , peynirli , domatesli ve sade olarak yüzyıllardır tüketilmektedir.
HAŞIL : Haşıl yapılırken ince yarma önce bulamaç şeklinde pişirilir. Sonra ortası havuz gibi açılır ve üzerine tereyağı konur. Çevresine ise sarmısaklı yoğurt gezdirilir. Haşıl ortasına açılan yağ havuzu nedeni ile ayrı tabaklara bölünmez ve tek bir kaptan yenir.
HELVA : Un, yumurta, süt ve su ile hazırlanan hamur önce elde ufalanır. Rengi hafif kırmızı oluncaya kadar kavrulduktan sonra içine ceviz katılıp üzerine soğuk şerbet gezdirilip servis edilir.
KAYMAK HELVASI : Yukarıda anlatılan helvanın içine kaymak atılarak pişirilen helvadır. Rengi kaymaktan dolay daha koyu ve kıvamlıdır.
ERİŞTE PİLAVI : Evde kesilen erişte ve yeşil mercimekle hazırlanır. Önceden haşlanan yeşil mercimek, erişteyle bir taşım kaynatılıp süzüldükten sonra yağlanmış tencerenin tabanına patates dizilir, üzerine mercimekli karışım konur. Son olarak üzerine kızdırılmış yağ gezdirilir ve patatesler kırmızı renk alıncaya kadar pişirilir. Ters çerilip servis edilen bu yemek, kimi zaman patates yerine lavaş ekmeği ile de yapılır.
ERİŞTE ÇORBASI : Yine evde kesilen erişte mercimek ile birlikte tıpkı diğer hamur çorbaları gibi pişirilir. Servis yaparken üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür.
KATMER: Katmer yapılması oldukça zahmetli bir tür börektir. Normal hamur mayalanır hamurun ekşimesi beklenilir. Daha sonra hamur, yufka seklinde açılır ve yufkalar beşerli olarak,aralarına yağ sürülmek kaydıyla rulo yapılır. Ve tepsinin ortadan başlamak kaydıyla, kıvrımlı olarak sarılır, tepsi düzeltilir. Üzerine yumurta sarisi sürülerek fırına verilir.
KETE: Kete de önemli misafirlere ikram için hazırlanan bir terekeme yemeğidir.Kete hamuru da katmer gibi normal ekmek hamurudur. Ancak mayalandıktan sonra fazla bekletilmez. Hamur yine yufka seklinde açılır. Bu arada daha önceden açtığımız yufkanın içine konulmak üzere, yağda un kavrularak dediğimiz kete içi hazırlanır. Hazırlanan bu içten, açılan yufkanın arasına bir miktar konur ve yufka oval olarak sıkı ve güzel bir seklide içe doğru kapatılır.
| |
| |
| |
| |
| |
|
ATASÖZLERİMİZ
Çiğnenen sakkız tez çürüyer Pehlivan güleşte belli olar Vuran oğul atıya bakmaz Yaz gününün yağışı, ermeni arvadın doğuşu Lotuynan gezen Lotu olar Allah dağına bakar kar verir, bağına bakar bar verir At ölür tayı kalır, namerdin neyi kalır Derdini vaktinde ağla Ağlamayan uşağa papa vermezler Kalkan öküz yatan öküzün başına pisler El elinden gül derme, öz elinnen diken yon İnsaf dinin yarısıdır Yetime öğüt veren çok olur, ekmek veren az olur. Sevildiğin yere çok gitme Hesabini bilmeyen kasabın elinde kalır masat Kız bibiye, oğlan dayıya benzer Deli kuyuya bir taş atti, kirk akilli inandı Arvat erini rezil de eder vezir de Eşek kanır at yiyer Herkes kendi evinin kıblesini bilir Akıllı düşünene kadar, delinin oğlu olur Garga nedir gaziği ne ola, pire nedir büzüğü ne ola Taş yerinde ağırdır Ersiz arvat yularsız ata benzer Yumurtana göre gıgılla Yapı taşı yerde kalmaz Tavuk su içer Allah''a bakar İtinen çuyala girilmez İt korktuğu tarafa ürür Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme Desinler ki haçonun hançeri var. Yetimi döveceğine üstünü cır Yatan aslandan, gezen tilki iyidir Ayının yüz oyunu bir armudun başınadır Gönlü balık isteyen soğuk suda ıslanır Kendine umaç uvalamıyor, ele kesme kesecek Herkes sakız çiğner, ama kurt kızı tadını çıkarır Dereden geçerken at değiştirilmez. Dırdırcı kadın adamın ömrünü yer Herkese yanaşan köpek, kapı beklemez Bir malın başında sahibi gerek.oğlu da değil babası gerek Puharının eğriliğine bakma, dumanın düz çıkmasına bak
|
| |
| |
|
|

AGOZ :Sabanın açtığı iz:Sabanın açtığı iz Ağa: Büyük erkek kardeş, Ağabey:: Ağartı: Yağ, peynir, süt yoğurt gibi yiyeceklerin genel adı:: AĞBUN :Gübre:Gübre Ağıl: Hayvanların dışarıda kapatıldığı yer: Ağırsak Teşinin üst kesiminde çengelli olan yuvarlak parça: Ahan İşte, burada: Ahırı: Sonu: AKHORA :Yakın bir yer:Yakın bir yer Akuçka Pencere: ALAF: Hayvanlara verilen yem, Alaflamak-Yemlemek: Alaf: Kışlık için hazırlanan hayvan yemi. Ot Saman: Alha: Hele gör: AMANAT: Geçici olarak yapılmış, bozulabilir: ANDIR:Uğursuz şey: Andıra Kalsın: Uğursuz olan şeylerin sonu gelsin: Anık Yeterince mayalanmamış ekmek hamuru: ARHEYİN: Rahat,gamsız: Asaca Yıkımak: Başını önden yıkamak: Atol: Patatese benzer fındık büyüklüğünde kök: Avlu: Odaların önüne yapılan koridor: Axbun: Gübre: Axee: Eyvah anlamında olan sözcük: Axır: Son, insanı son: Axırın gele: Sonun gele, ölesin: Axur: Hayvenlerin konulduğu yer. Ahır: Ayar: Atın sırtına vurulan eğer: Ayvan: Eyvan Balkon, evlerin önüne yapılan örtme: Azgun: Şimarık: B: Baca: Evlerin üst kısmını konulan küçük pencere: BAÇ ETMEK:Öpmek: BADİYE :Geniş ağızlı tas:Geniş ağızlı tas Badval: Ambarın bir çeşidi: Baga,Pege: Ahırda hayvanlara ot ve samanın verildiği tahta bölme: BALACA: Küçük : Barç Etmek: Seslice şapırdatarak öpmek: BASMA: Hayvan gübresinin tezek yapmak için biriktirilip düzleştirildiği yer…: Beç: Biraz geri zekalı anlamında, safca: BED:Çirkin: BEDASIL:Soysuz: Bednar: Bir çeşit çıban yarası: Bege: Ahırda ot ve samının konulduğu yer.: BEL: Kürek: Belli: Bilinen: Beng: Ben, hal, insan vücudunda ki siyah lekeler: Berf: Kar: Besmi: Bir isim: BEYABUR:Rezil:Rezil BEYE: Hayvanların yemliği: Bıçğı, Bışxı: Testere: BILDIR: Geçen yıl: Bınıvız: Sinsi: bırakılmış tarla: Bışkol: Koyun pişliği: BİBİ:Hala :Hala Biçin: Tırpanla biçilmiş ot ya da ekin: Bidibidi Az, az ufak ufak: BİJLİ:Sivri :Sivri Bişi: Yağ içinde kızartılarak yapılan ekmek:: Bişka: Kibrit:: BİTİG:Köpek yavrusu:Köpek yavrusu BİZDİ:Sivri: Boğozlu: Obur.çok yemek yiyen: Bölme: Büyük tepsi: BUDAMAK: DÖVMEK: Buğari, puxari: Evlerin üstündeki duman çıkan baca: Buluz: Elbise: Büzdük: Kalça: C: Cadi: Yağcı, insanlara yağ yakan kimse: Cağ: Şiş ya da mil: Camuş: Manda: Cancur: Bir tür küçük erik: CANCUR:Erik: Cazigudiyan: Yağcı ya da şeytan: CEHRE: İp eğirmek için kullanılan alet: CEMDEĞH: Beden: CEMSE:Askeri araç konvoyu:Askeri araç konvoyu Cıcık: Güzel:: Cığız: Oyun bozan Cığıza cur bahane:: Cılcıbıl Çırıl- Çıplak:: CIRBAĞA: Yaramaz, ufak tefek erkek çocuk:: Cırcır: Fermuar:: CIRILMAĞH: Yırtılmak, (Yemekten cırılmağh-çok yemek yemek):: CIRMAĞH: Yırtmak:: Cırnağ: Tırnak:: Cırnak Kuşların ayak parmak ucu:: CİCE:Büyük Abla:Büyük Abla Cici bici Süslü, püslü:: CİCİP:Ağız kenarında ve yüzde çıkan yaralar:Ağız kenarında ve yüzde çıkan yaralar CİCLOBA :Arpacık:Arpacık Cigerakraba: Enyakın akraba:: Cillenmek Toprağın yeşillenmesi:: Cinav: Kamçı ya da bir ot çeşidi:: CİNCAR:Isırgan Otu :Isırgan Otu CİNCAR:Isırgan Otu:: CİNDAL:Kedi Yavrusu:Kedi Yavrusu CİRTAKOZ:Deli:Deli CİZLAVET: Lastik ayakkabı:: Coc: Bataklık,:: COPLANMAK:Şişmek:Şişmek CUCUL:Civciv :Civciv Cucul: Civciv, :: CUGA(CULLUK):Hindi:: Culuk: Hindi:: Cur: Çocuk oyunlarında oyun bazmak:: CÜCÜK: Yavru kaz, hindi: Ç: ÇAĞILDAMAK:Gülmek ÇALĞI: Çalı ile yapılmış, odun saplı süpürge: Çar: Bir tür bez çarşaf: Çaynik: Çaydanlık: ÇAYNİK: Çaydanlık: Çeçil: Tel peyniri: Çemirlemek: Gömlek kolunu katlayarak çevirmek: ÇENGEL: Çatal: Çengel: Kargaburnu Çatal: ÇENKÜRMEK:Küçük Köpeğin Havlaması ÇEPER: Taş duvar: ÇIKMAK:Yırtmak Çırılçıplak : Çigelek: Yaban çileği: ÇİĞELEM: Yabani çilek: ÇİMMEK:Banyo yapmak Çimmek: Yıkanmak, banyo yapmak: ÇİMMEK:Banyo yapmak: ÇİNÇAVAT :Varyemez, cimri ÇİRNAĞ:Tırnak ÇİRNAĞ:Tırnak: Çit: Kadın baş örtüsü: Çor: Sinirli bir zamanda söylenilen söz: Çorax: Verimsiz: D: Dabak: Bir hayvan hastalığı: Dadax: Ağabey, Kardeş: Dadda: Çocuk maması: Damçı: Damla: DAŞGÖZER: Bulgur yapılırken kullanılan taşlar: Davar: Koyun: davranmak,Koşmak: De hayde: Çabukça gel: Degenek: Sopa, çubuk: Değirmi: Yuvarlak: DEĞİRMİ: Yuvarlak şekilli : Demiray: Bir tür yara, egzama: Derekep: Derhal, hemen: Desinler için: Gösteriş olsun diye: DEYHORA :Uzağı tarif eden işaret zamiri DIBILGA: Yün çırpmak amacı ile kullanılan ince çubuk: DILDIBIL:Çırılçıplak DILDIBIL:: Dıldıbıl: Çırılçıplak: DILLO:Hafifmeşrep Dınaz etmek: Alay etmek: Dınaz: Alay: DINAZA :Alay etme DINDILI: Küçük: Diksinmek: Tiksinmek: Dilimizdeki Bilinmeyenler: Dillo: Ketenden örülmüş çuval: Dolamaç: Dönemeç: Dolap: Büyük su değirmeni: Dolça: Maşrapa: DOLÇA: Su ve Ayran içmek için kullanılan kupa: DOY DOY:Güvercin Doydoy: Güvercin: Dummak: Suya dalmak: Düge: Düve: Düğmeç: Ekmek ve yağla yapılan bir çeşit yamak, ekmek aşı: E: Eebele gel: İşte böyle bu yana gel: Efsene: Saf insan: EFSENE: Saf, sarsak: Eğiş Teknede hamur kazıyan, kazıyacak : EĞİŞ: Tandırdan ekmek çıkarmak için kullanılan demirden alet: Ekmek aşı: Düğmeç: Ele deme: Öyle söyleme: ENDEZE OLMAK:Oyalanmak Endeze olmak: Oyalanmak: Eqgo: Nene, ana anlamında: Erek: Orman içinde ki açıklık alan: Eringen: Tembel, üşenen: Eseslice: Esaslıca: Eşgere Açık , alenen: Evlek: Tarla sürümünde pulluğun açtığı iz: Eze Teyze: F: Fanti: İskambil : FARS:Kötü rezil kadin Ferik: Henüz yumurtlamamış tavuk, Piliç: Fırtık: Sümük: Fırtıklı: Sümüklü: FIRTTIĞH: Sümük: Fışğı: Tezeğin ufalanmış şekli: Fitoz: Sevimli: Fizahlanmak: Bağırmak, ağlamak: Fizzah: Bağırmak: FURĞUN:Öküz Arabası FURĞUN: Kağnı benzeri ot taşıma aracı: Furuç: Armat kurusu: G: Gada: Dert, bela: Gadan alem: Dertlerini ben üstüme alayım: GAGAÇ:İnce Kurumuş Ot Gagaç: Kurumuş otlara verilen ad: GAGAL:Göz Gağ: Meyve kurusu: GAJ GÖZ:Çakır göz Gakka: Çocuk dilinde şeker: GALAĞ: Tezek, yappa veya tetan yığını: GALAK:Tezek Yığını Galak: Tezek yığını: GALAMAK:Yakmak Galet: Bisküvi: Ganayahlı: Kadın ya da kız için söylenilen bir söz: Ganfet: Akide Şekeri: GANPET:Şeker: GARABAN:Köy evinin girişi GARAVUL :Bekçi Garo: Eski anbar: Garonun yokuşu: Ambar yokuşu: GAŞGA:At Arabası Gaşka: At Arabası: GATAKLAMAK:Kovma, Uzaklaştırma Gav: Kil, toprak: Gavçe: Çengel: GAYGANAĞH: Omlet: Gayğana: Sahanda yumurta: Gecen xere kalsın: İyi geceler: Gedek: Manda yavrusu: Gejjo: Aptal, bilinçsiz: Gem: Döven: GEŞLENMEK:Donmak,Üşümek Geven: Dikenli derelerde olan bitki: GHAP: Ölçerek süt alışverişi yapma: GHIZEYH: Kızak (kaymak için kullanılan araç): Gıdella: Küçük sepet: Gıdıl: Küçük: GIDİK:Oğlak GIGIL YÜZLÜ:Yüz yapısı küçük olan kimseler için söylenir GIJGIRMAK:Yoğurdun ekşimesi GIJGIRMAK:Ekşime: GIJİK:Kıvırcık saç Gıjjik: Kıvırcık saç: GIJO:Kozalak Gımı Atol denen bitkinin uzanmış sapı: Gımı gıçlı İnce bacaklı: Gınco: Zayıf, çelimsiz: Gırgal: Hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış boyun bağı: GIRGAL: İnekleri bağlamak için kullanılan Paluttan u şeklinde boyunluk: Gırnap: Sağlam ip: GİDİL:Küçük Gizenguggi: Saklambaç oyunu: GİZLENGUGİ:Saklambaç Gobbal: Büyük burun: Gobbuz: Yumruk: GOCİK:Kaban Gocik: Kaban: God: Bir ağırlık ölçüsü: GODA:Büyük zar Godda: Büyük zar, makara: GODET:Süpürge sapı Godik: Manda yavrusu: GOLLO: Kuyruğu kesik hayvan: GOLOP:Ağaçtan yapılmış yoğurt kapı Golopi: Tahtadan yapılmış sitil: GOMBA DÖNMEK:Takla atmak GONCİK:Çam Ağacının Çürümeyen Kökü GOPPAL:Büyük burun Gor: Mezar: Gorbagor: Toplu mezar: Gorhana: Mezarlık: Gorluk: Cenaze için saklanan para: GORUĞÇU:Kır Bekçisi GORUĞÇU:Bekçi: Goruhçu: Kır bekçisi: GOTİK:Manda Yavrusu GOYUT: Buğdayı iki taşın arasında ezerek yapılan un: Gozo: Biçimsiz, düzeni bozuk: GÖDEK: Kısa: Göze: Pınarın suyunun çıktığı yer: GUDİK:Küçük Köpek Gudik: Enik, köpek yavrusu: GUDİK:Küçük Köpek: Guli: Hindi: GULLEP:Menteşe GUNÇUL:Uç GUNİT: Kamçı: Gurban: Bir isim: Gurduşka: Kadınların giydiği bir çeşit gömlek: GURGUL: Koyun dışkısı: Gurra,Gurre: Kendini beğenmiş: GURUĞ TAVUK:Anaç tavuk GUŞGANA:Tencere Guşhana: Tencere: GUZUK:Kambur Guzzik: Kambur: Güman etmek: Umut etmek: Güman: Umut: GÜZGİ:Ayna ĞUĞUN:Ağlama H: Hacillenmek: Yaptığına pişman olmak: Hal: Siyah ben: HALA:Teyze : Hamarat: Becerikli: HANCARI: Nasıl: Harbi: Doğru: Harbutlamak: Sıcak su ile soğuk suyu karıştırmak: Hardahurda: Kırık ya da döküntü: Harğ: Ark, su kanalı: HARMUTLAMAK:Suyu ılıtmak HARO:Kiler,ambar Haro: Ambar ya da samanlık içinde ki bölme: HAROS:Nadasa bırakılmış tarla Haros: Ekilmemiş tarla: HAROS:Nadasa: Hasıllama: Yoğurmak: Hedik: Haşlanmış buğday, diş hediği: HELEHTEN SALMAK: Yormak: Helek olmak: Yorgun düşmek: Helek: Yorgun: HELHEL :Havai kimse Hengel: Mantı: HERG:Sürülmüş Tarla HERİK:Sürülmüş: Herk: Sürülmüş tarla: HERSLENMEK:Sinirlenmek Herslenmek: Sinirlenmek: HERSLENMEK:Sinirlenme: HERZAL:Tekerleksiz el arabası Hetircek: Ocak taşları üzerine, yemek pişirmek için konulan demir çubuk: Hevenk: Kara batmamak için ayağa giyilen geniş ayakkabı: Heyat,hayat: Bahçe: HINGILIM ATMAK:Gereksiz hareket ve işler Hırkal: Mantı: HIRZEL: Hayvan gübresini basmaya taşımak için kullanılan 4 kollu: HIŞIR: Dolu: Hışt: Çivili köpek tasması: Hızan: İş bilmeyen: Himm: Bina yapımı için kazılan temel: Hodak: Öküzün boyunduruğuna binen ve öküzleri süren çocuk: HODAK:Tarlaları sürmek için koşulan öküzlerin boyunduruğunda : Hop, xop: Sabanın demir olan ucu: HOYLU: Havlu: Hozan: Biçilmiş tarlanın birdiyer adı: HÜNDÜR: Yüksek: İ: İRBET: Çirkin: İskat: Ölünün arkasından günahına karşılık verilen para: İSTEKAN: Bardak : İstikan: Çay bardağı: İSTOL:Yer sandalyesi İSTOL:Sandalye: İŞKAP:Dolap: İşkınlanmak: Filiz vermek: İşkirlenmek: Şüphelenmek: İşmar: İşaret etmek : İtelemek: İtmek: JUJUN :Tatlı kaşıntı K: KAFTAR: İhtiyar: Kanfet: Akide şekeri: Kargun: Yazın karların erimesiyle oluşan sel: Kart: Yeşil çimenlik ama sert olan yer: KARTOL:Patates : KARTOPU:Patates Kaşka: Ağaçtan yapılmış el arabası, küçük araba: KAVÇAL:Uzun çene Kayış: Kemer: Kebani: Ev işlerinde hamarat olan kadın: Kefterkuski: Hortlak: KERENTİ: Tırpan: Kerme: Koyan pisliginden yapılan tezek: KERME: Koyun Basması: KERSEN:Hamur teknesi KERSEN :Hamur teknesi KERSEN:Hamur: Kerti: Bayat: KERTİ: Bayat: Kınnap: İnce dayanıklı ip: Kırlent: Sekilere konulan yastık: Kidik: Keçi yavrusu: Kirtil: Kısa ve oldukça sert ot: Kitmir: Küçük: Kodik: Manda yavrusu: Kolik: Boynuzu olmayanan hayvanlara denir: Kollik: Kuyruğu kesilmiş hayvan: KOLOPA :İçi oyulmuş kap KOM: Bir çeşit ahır: KOR ARABA:Kağnı Kor: Kör: Koraraba: Kağnı: Korberevi: Önünü görmeyen: Koroğlu: Köroğlu: Koşat: Binalarda yük taşıyan kalın ağaç : Kotan: Pulluk: KOTAN: Pulluk: KOTETE:Tabure Kozik: Ahırda danaların kapatıldığı yer: KÖÇMEK:Evlenmek KÖÇMEK:Evlenmek taşınmak: KÖMBE:Sütlü ekmak: Köynek: Gömlek: Kudik: Küçük köpek, Enik: Kullik: Bere: Kulun: Kısrakların yavrusu: Kunkul: Omuz: Kurig: Kısrakların yeni kulunu tay: Kurun, Kürün: Ağaçtan oyularak yapılan su kabı: KUŞGANA:Tencere: Kuşkana: Küçük tencere: Kuzzik: Kambur: Külek: Ağzı geniş, altı dar su kabı: Küllah: Böğürtlen: Külül, Külür: Yabani bezelye: KÜSGİ :Ağaç sırık Küski: Kaldıraç Söz sözün küsküsüdür: Kütan: Kotan,Pulluk: Küze: Su kabı: L: Laçin: Doğan: Lallo: Konuşamayan, lal: LAPATGA: Kürek: Laz: Karadenizliye denilir: Lazo: Oy Karadenizli: LAZUT:Mısır Lazut: Mısır: Leçek: Beyaz renkli başörtüsü: Lelê: Ana, bakıcı: Lenger: Geniş ve derin leğen: LEPİĞH: Yassı, plaka halinde taş: LEYAKIL DÜŞMEK:Yorgun düşmek Lezgi: Halk müziğinde bir makam adı. İsim, bir aşık adı: LIBBIZ:Parasız, Züğürt Lıbbız: Parasız, Züğürt: Lığlanmak: Mızmızlanmak gibi: Lili: Lakap,: Lobya: Fasulye: LOBYA: Fasulye: LOBYE:Fasulye Loda: Büyük ot yığını: Lokko: Büyük kaba: LÖK:Büyük Lök: Büyük: Lüle Musluk, Suyun aktığı boru: M: Mafiş: Küçük kare şeklinde kesilmiş yufkanın yağda kızartılması: Mahal: Yer, mesken: MAHNA: Bahane: Makat: Tahtadan yapılmış sedir: MAMA:Hala: Mar: Yılan: MARŞAPA: Kupa (dolça): Maşrapa: Kulplu bir çeşit su kabı: Mattavar: Bir çeşit hastalık: Maya: Kadın adı: Mazi: İki teker arasında ki mil: Mehriban: Kadın adı, merhametli: Mercana: kışlık yakacağın ormandan temini.: Merek: Ot ya da saman konulan ev: Merek yandı sıçana da kalmadı: MEREK: Saman vs yığılan depo: MERTEK: Damda kullanılan uzun odun: Meşe: Orman: Mintan: Gömlek: Miras kalsın: Mal sahibinin ölmesini dilemek: Modgam: İmece: Morbet: Çırak, yardım eden çocuk: MOTAL: Tuluğh, peynir konulan kurutulmuş koyun derisi: MOZİK:Dananın büyüğü Möğkgem: Sağlam: MÖKKEM: Sağlam: MUÇURLAMAK:Buruşturmak MURUSLARINI DÖKME:Suratını asma MURUSLARINI DÖKMEK:Suratını asmak MURUZUNU SALLAMAK: Suratını asmak: Muzveil: Muhbir: Muzveillenmek: İhbar etmek: MÜRGÜLEMEK:uyuklamak: N: Nahır: Sığır sürüsü: Napuzzar: Kapının önünde ya da arkasında kalan tarla: Nat: Tırpan sapı: Nataş: Çıra parçasına verilen ad: Neft: Gazyağı: NEHRE: Yağ yapmak için kullanılan alek: Nevale: Erzak: NİGART:Tavuğun gagası Nöker: Hızmetkar: O: OBBAZ:İşe yaramaz aylak Oçkur: Uçkur: Ola Çabux Gaç: Hemen kaç: Ola, Ula: Ulan, arkadaş: oturan kimse: Ö: Ögeç: Bir yaşını geçmiş erkek kuçu: P: Pağaç: Yuvarlak ve kalın bir tür ekmek, somun: PALAZ:Bez PALAZ:Bez: Pampara: Bir tür yabani bitki: Panta: Yabani armut, ahlat: Papağ: Başa giyilen tiftik başlık: Papul: Çocuk ayakkabısı, patik: PATOS:Tahılları samanından ayırmak için kullanılan alet: Paxıl: Kıskanç: Paxıllanmak: Kıskanmak : PEC: Soba : Peçkir: El havlusu: Peg: Yıkıntı, virane olmuş ev kalıntısı için denir: Pege: Ahırda hayvanların ot ya da saman yedikler bölme: Peleş: Boynuzları yanlara doğru açılmış hayvanlara verilenad: PELLÜK:Ayaktaşi oyunu Pepe: Kekeme: PEŞ GÜN:Sofra Peş: Arka: Peşgun: Ayakları kısa yer sofrası: Peşine gitmek: Arkasından gitmek: PEŞKİR:Havlu PEŞKİR: Havlu: Peşlemek: Kovalamak: Pırti: Elbise: Pızık: Yabani arı: Pızıklanmak: Sineklenmek: Pin: Tavuk yuvası, kümes: Pingal: Folluk, tavuk yuvası: Pisik: Kedi: PİŞİK:Kedi Pitik: Köpek yavrusu: POCİLEMEK :Baltayı taşa vurma PORTLAK:Göz Yapısı büyük plan Portlak: Göz yapısı büyük olan: Poşa: Çingene,: POŞGUN:Yer Sofrası: Potur: Büzgü: Poy Poy: Hele bakın anlamında Poy Poy Gülen : Pöçük: Kuyruk, en geride kalan: Pöçük: Son. Kuyruk: PÖRÇÜK :Tırpanı sapına bağlayan yeri Pörçük: Tırpanı sapına bağlanan yeri: Pörçüklü: Yağcı, : Puç: Hiç, yitirmek Emegim puç oldu: PULUL:Ot Yığını Pulul: Ot demeti: PULUL:Ot Yığını: Pumpul: Yastık başlarına dikilen püskül, süslü : Punğar: Çeşme: Punğar: Pınar: Put: Bir ağırlık ölçüsü: Puti: Yiyeceği olmayan ailenin fertlerini komşuları alıp besleme işi: PÜRÇEK:Saç Tutamı PÜRÇÜKLÜ: Havuç: Püşürik aşı: Bir tür çorba: RAPATA: Tandıra hamuru yapıştırmak için kullanılan alet: S: Sağ: Kara karga: Sağdıç: Düğünde damadı gezdiren kişi: Sahi mi: Gerçek mi: Sahi: Gerçek: Sak: Çorabın tabandan yukarı olan kısmı: SAKO :Kolsuz ceket Sako: Sakar, dökülen: Sambağı. Samileri bağlıyan ip: Sami: Boyunduruğa takılan ağaç ya da demir çubuk: Sanaksal: Ahırların orta yerinde çukur hayvan bokunun toplandığı kanal: Sap: Başakların tutunduğu dal: Sarol: Can eriği: Sazna: Arazi ölçümünde kullanılan bir ölçü aleti: Secele: Soy kütüğü: Segirtmek: Çabuk gitmek: SEĞİRTMEK:Çabuk davranmak SEĞİRTMEK:Çabuk: Seki, Sevki: Sedir: SEKİ:Divan,: SEKÜ:Divan Sıggavus: Ahır temizlemede kullanılan süpürge: Sıloık: ıslık: SIMIŞKA: Ay çekirdeyi : Sinor: Tarla hududu, sınır: Sitekan İstikan Bardak: SİTİL:Yoğurt Kabı SİTİL:: Sitil: Süt kabı: Sivirlenme: yokuş aşağı kayma olayı: SOKO :Mantar Sosiya: Parlak renkli kara kuş: SOYHA, ANDIR, MERET:Uğursuz şeyler için söylenir SOYHA: Uğursuz (Andır): Stol: Sandaliye: Ş: Şaplak: Tokat: ŞARILDAYAN:Yıldırım Şillopa: Karla karışık yağmur: ŞİNEL:Palto Şirat: Peynir Suyu: ŞİŞEK: 1 Yaşında koyun: ŞOGURT:Salya ŞOGURT:Salya : Şoğurt: Salya: Şor Tuzlu: Şoş: Asfalt yol: ŞOŞARTMAK:Abartma şourtlu: Salyalı: Şöbe: Oltu taşından yapılan boncuk: ŞÖHE :Siyah boncuk ŞUŞLANMAK:Fazla yatma Şuşlanmak: Fazla yatmak: Şuşurtluk: Değirmen oluğunun su dökülen yeri: ŞÜŞİT:Huni Şüzzük: Peynirin suyu: T: Tağaryirlenme: Kendinden geçme: TAĞAYİRLENME :Kendinden geçme Talaş: Telaş: Tanış: Tanıdık: Tapan: Sürülmüş tarlayı düzeltmeye yarıyan tahta kalas: TAPUL, PULUL :Ot demeti Tapul: Ot demeti: TAR:Tavukların kümeste üzerine çıktıkları yer Tar: Tavukların üstüne dizildiği ince sırık: Tarla: taşıyıcı (El arabası çıktı, mertlik bozuldu): TAT :Çorabın ayağa giyilen daban kısmı Tavşal: Kadınların baş örtüsünün kalını: Tecgere: Hayvan pisliğini taşımaya yarıyan tahat alet: teknesi: TELEK: Kaz kanadı ile süpürme amaçlı yapılmış alet : Telis: Çuval: Têlli: Güzel, narin: TELLÜK:Yünlü takke Teper: Doldurur, Ha bire teper: TEREK:Raf Terek: Raf: TEREK:Raf: Termaş: Bozuk: Termaşa kalsın: Bozulsun kalsın: Terpen: Kımılda: Terpet: Kımıldat, : Teşi: Yün eğirmeye yarayan alet: TEŞT:Saç leğen Teşt: Saç legen: TEŞT:Saç leğen: TETAN: Hayvan dışkısının doğal haliyle kurumuş hali, yakacak olarak kullanılır: TEVÜR:Çeşit Tevür: Çeşit: Têy: bir nida, Têy nezaman geldi: TEZEK: Hayvan dışkısı ile yapılmış yakacak: TIĞ :Saman ekin karışımı yığın Tığ. Harman yerinde ki saman yığını: Tığa: Saygısız olan delikanlıya denir: Tırhıç: Ahırın içini bölmek için yapılmış tahta duvar, bölme: Tırık: İshal: Tik: Yüksek, dik: Toklu: Bir yaşında kuzu: Toklu: Yaşına girmiş erkek kuzu: TORHOLA :Kabuk tutmamış yumurta Torlak: İş bilmeyen, acemi: Torpax : Toprak: Torpax başına: Ölesin, mezara gidesin: Tosbağa: Kaplumbağa: Toy: Düğün: TÖYÜR:Çeşit: Trink: Peşin para anlamında: TULA: Köpek yavrusu : Tulla: Köpek eniği: Tullanmak: Yuvarlamak: Tuluk: Tulum: Tuman: Don: Tump: Tarlaların kenarı: TUSMAK:Sinmek Tülek: Korkudan çabukça kaçan, ödlek: Tütün: Duman: Tütüye Bir kadın ismi: U: Uca: Yüce, “Uca dağların başında: Uçux: Yıkık: UĞURRAMAK (OĞURRAMAK):Çalmak: Uğuz: Oğuz: Ula Ula: Hele hele: Ula: Ola, olan: Umaç: Hamurdan yapılan bir yemek: Uşax: Çocuk: Ü: ÜLEŞMEK:Bölüşmek Ürek: Yürek: Üstü: Elbisesi: Üzdür: Yüzdür: Üzerlik: Sedefotu: V: Varlı: Zengin: VEDRA:Kova Vedre Kova, su kabı: Veran kalsın: Harabe olsun: Veran: Viran, harabe: Vışşş! Şaşırma ifadesi: Voj: Yular: Vurgun: tutkun: Y: YABA :Beş parmaklı ağaç dirgen Yad: Yabancı: Yal: Köpek yiyeceği: Yalaka: Yağcılık eden: Yalax: Köpeğe yal verilen kap, yal kabı: Yanaşma: Yandan takılan: Yanbegi: Yatay olan eğiri: Yanpuri: Eğri düz olmayan: Yansılama: Taklit etmek: Yarpax: yaprak: Yaşik: Ağaçtan yapılan kasa: Yaşmax: Başörtüsü: Yavan: Katıksız: Yaylıx: Başörtüsü: Yêddi: Yedi: Yege: Eye: Yegin: Çalışkan, üşenmeyen: YEĞİN:Çalışkan titiz Yeke: Büyük, kocaman: YEKTİ:Yetim Yel: Osuruk: Yellen: Ossur: Yêri: Yürü: Yerinmek: Heveslenme: Yesir olmak: Kurban olmak: Yesir: Esir: YEŞIK:Ağaçtan yapılan kasa: Yeşilpiç: ¼ lük Rakı: Yığ: Topla: Yığın: Ot yığını, kalabalık: Yoğurt Kabı : Yola vurma: Gönderme: Yon: Bir ağacı yontmak.: Yoz: Kısır mal: Yuha: ince: Yuha: Sığ derin olmayan: Yumri: Yuvarlak: YUNGUL:Hafif : Yuxu: Uyku Yuxun Gelêr: Yüngül: Hafif: Z: ZABUN :Fakir Zabun: Çelimsiz: Zağ: Keskin sivri: ZAĞAR:Küçük köpek Zahar: Gerçekten öyle: ZANGAL :Tabansız uzun çorap Zanka: Kızak: ZEDA :Tarlanın sürülmemiş tarafı Zeher: Ağu, Zehir anlamında: ZEHLEM GİTMEK: Nefret etmek: Zehrimar: Sinirli bir anda Ne var anlamında kullanılır: ZENNE:Kadın Zer: Altın: Zerge: Değersiz, değeri düşük olan denir: Zerzebil: Perişan: Zeşt: Ağıt: Zeşt: İnce sac: Zevsek: Geveze: Zıbın: Bebek gömleği: Zırlama: Ağlama, çok söylenme: ZIRZA:Aşmalı kilit Zırzop: Uyumsuz, kaba saba: Zibil: İnce toz: Zirt: Gösteriş meraklısı: Ziyil: Siğil: Zoğ: Tarla, çayır biçiminde tırpanın biçerek yığdığı ot: Zokko: Mantar: ZUBUN:Mintan Zukkum: Haram: Zukkum: Zehir, zakkum anlamında: ZURGANA :Eğri büğrü vücutlu
|
| |
|
|
 | |
| |
| |
| |
| |
|
|